İçeriğe geç →

En güzel fotoğraflar

Mükemmel zamanlamayla çekilmiş bir vahşi yaşam fotoğrafı görüyoruz. Tam kartal yılanı yakaladığı anda deklanşöre basılmış ve bu muazzam fotoğraf yakalanmış. Fotoğrafın sahibi Miu Anthny Kwok’a teşekkür ederiz. 1/53

Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır. 2/53

Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batımını seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gün doğumu ve gün batımını seyretmek için Nemrut Dağı’na gelmektedir. 3/53

ABD’nin Orta-Batı bölgesinde yer alan ve en yüksek eyaleti olma özelliğine sahip olan Colorado’ya sonbahar gelmiş. Doğanın rengi yeşilden sarıya dönmeye başlasa da her mevsimin kendine has bir güzelliği var. 4/53

İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür. 5/53

Doğubeyazıt İlçesi’nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 6/53

18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Taçkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784’tür. 7/53

Tayland’ın Chiang Mai kentinde düzenlenen Yi Peng Festivali’nde yediden yetmişe herkes kurtulmak istediği her şeyi fenerin üzerine yazıp gökyüzüne bırakıyor. Fener ne kadar hızlı yükselirse, dileğin o kadar hızlı gerçekleşeceğine inanılıyor. Dilekleri kabul oluyor mu bilinmez ama harika manzaralar yarattığı aşikar. 8/53

Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya’dan tam 320 km yüksekte bulunuyor. Bu efsane fotoğraflar da buradan çekilmiş. Gördüğünüz fotoğrafta Büyük Britanya ve Kuzey Işıkları mükemmel bir manzara oluşturmuş 9/53

Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. 10/53

Mardin’de, farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, 5 han ve kervansaray mevcuttur. 11/53

Fırat ve Dicle nehirleri arasında Mezopotamya bölgesinde, tarih boyunca pek çok medeniyet yerleşmiştir. Bir dağın tepesinde kurulmuş olan Mardin, Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden biridir. 12/53

M.Ö.4500′ den başlayarak Arami Süryani Arami/Süryani Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitanniler, Asur, Pers, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu, Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 13/53

Şeytan Köprüsü, Bulgaristan’ın Kırcaali ilinde bulunan bir 16.yy köprüsüdür. 14/53

Şeytan Köprüsü bir kemer köprüdür ve Arda Nehri üzerinde, Eğridere kasabasının 10 km yakınlarında yer alır. Bu bölge, tarihî Trakya’nın tarihî yol güzergâhının bir parçasını oluşturur. Osmanlı İmparatorluğu zamanında yapılmıştır. I. Selim döneminde 1515-1518 yıllarında inşa edilmiştir. 15/53

Köprünün ismi konusunda ise çeşitli rivayetler vardır. Bir rivayete göre üzerinden sadece şeytan geçebildiği için bu ismi almış iken bir diğer rivayete göre ise köprünün sudaki yansıması şeytana benzetilmiştir. 16/53

Bu bayram dargın olduklarınıza, gıcık olduklarınıza hatta nefret ettiklerinize bile zeytin dalı uzatın. İçinizdeki ferahlamayı hissettiğinizde bunu daha önce yapmadığınız için pişman olacaksınız.Uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınızı arayın, uzaktan akrabalarınızı ziyarete gidin hatta hiç tanımadığınız kişilerle bile bayramlaşın. Etrafınızda koca bir dünya var, kaldırın engelleri aradan… 17/53

2002 yılından itibaren Birecik Barajı su tutmaya başlamış ve Halfeti ilçesinin %80’i sular altında kalmıştır. 18/53

En verimli tarım alanları su altında kalan ilçenin tek geçim kaynağı olan çiftçilik yok olmuştur. Bu nedenle halkın büyük bölümü yeni Halfeti’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Bölge coğrafi özelliklerinden dolayı (kaya ve bozkır ekosistemi) sanayileşmeye uygunda değildir. 19/53

Barajın su tutmasıyla beraber, su dışında kalan Rum Mimarisi Taş Evlerin görünümü ile bir sahil kentine bürünen Halfeti, turizmcilerin ilgisini çekmeye başlamıştır. 20/53

Şu an en belirgin geçim kaynağı turizm olan eski Halfeti’yi ”görülmesi gereken yerler” listenizde en başlara yazmanızı öneririm. 21/53

Kosta Rika’nın dağlık bölgelerinde yaşayan bu göz alıcı sinek kuşunun en az kendi kadar gösterişli görünen çiçekle dansından mükemmel bir kare. Aşırı hızlı hareket etmesine rağmen kuşun üzerindeki harika detaylar hala fark edilebiliyor. Bu harika fotoğraf için Florian Kuster’a teşekkür ederiz. 22/53

Ahşaptan yapılmış otantik sallarıyla Myanmarlı Inle Gölü balıkçıları akşam yemeğini çıkartma derdindeler. Sabahın erken saatlerinde kalkıp ellerindeki aparatla kısmetini arayan balıkçılar mı daha kaygılı yoksa her türlü imkanı olan modern dünya insanları, bizler mi? Karar sizin… 23/53

Antalya’nın Kale (Demre) ilçesinde bulunan Kaş – Finike arasındaki çarpıcı kaya mezarlarıyla ünlü Myra Noel Baba’nın yani Aziz Nicholaos’un doğduğu yerdir. Myra’nın görkemli tiyatrosu oldukça sağlam olarak günümüze kadar gelebilmiştir. 24/53

Arkasındaki dik dağın yamacında kurulan tiyatronun caveası büyük ölçüde kayalara oyulmuştur. Tiyatro daha sonraları arena olarak da kullanılmıştır. 25/53

Kaya mezarlarıyla ünlü Myra’da mezarlar hemen tiyatronun üzerinde ve doğu taraftaki nehir nekropolü denilen yerde olmak üzere iki yerde toplanmıştır. Bu mükemmel fotoğraf için Kadir Gökbel’e teşekkür ederiz. 26/53

İsviçre’nin Graubünden Kantonu’nda bulunan Maloja Geçidi yer yer 1800 metre yükseklikte olan dar dağ yollarından oluşur. 27/53

Bu geçit İsviçre Alpleri’nde bulunan Engadin Vadisi’ni, İtalya’da bulunan Val Bregaglia ve Chiavenna’ya bağlar. Maloja Avrupa ve İsviçre’nin en yüksek dağ geçitlerinden birisidir. Bu muhteşem bölgeyi fotoğraflayan Paul Bica’ya teşekkür ediyoruz. 28/53

Bu muhteşem bölgeyi fotoğraflayan Paul Bica 29/53

Ziyarete açılan 8 salonu 680 m. uzunluğunda ve 95 m. yüksekliğinde olan Ballıca Mağarası, dünyanın en büyük ve en görkemli mağaralarından biri konumunda. Bu doğa harikası, henüz ziyarete açılmayan ve keşfedilmemiş bölümleri ile gizemini korumayı sürdürüyor. 30/53

Ballıca Mağarası’ndaki oluşumları izlemek, doğal bir müzeyi gezmek gibi. Yaşı yaklaşık 3.4 milyon yıl olarak tespit edilen Ballıca Mağarası, şimdiye kadar tespit edilen tüm mağara oluşumlarına sahip olmanın yanı sıra, özgün Soğan Sarkıtları ile de uluslararası önem taşıyor. 31/53

Mağaranın ziyarete açılan bölümlerinde dolaşmak, her adımda hayrete düşüren, heyecan veren gizemli bir yolculuğa çıkmak gibi. 32/53

Minik bir boo cinsi köpek yavrusunun taklitleriyle birlikte çekilen bu aşırı sevimli fotoğrafında gerçek köpek yavrusunu peluş olanlardan ayırmak gerçekten çok güç… 33/53

Bereketli tarlaların bulunduğu bu muhteşem ova Ukrayna’da bulunuyor. 34/53

Evlerin ve yolun bulunduğu alanda yaşayan çiftçiler arkalarında bulunan tarlalarda tarım yaparak geçimlerini sağlıyorlar. 35/53

Bu bereketli ovanın üzerine çöken bulut duvarı ise manzaraya ayrı bir güzellik katmış. 36/53

Peru’nun kuzeyindeki Kuzko şehrine 40 km mesafede, İnka kültürünün gizemli Maras kentinde binlerce tuz havuzu vardır. 37/53

Yer altından çıkan tuzlu maden sularının güneş altında buharlaştırılması ve kurutulması sonucunda tuz üretilen en eski ve en büyük tuz tesisidir. 38/53

İçimizdeki doğa aşkını kabartan harika bir bahar fotoğrafı… Belçika’da bulunan Hallerbos Ormanı’ndaki bu ince patikada, bahar çiçekleri eşliğinde yürümek insanı ne kadar rahatlatır tahmin bile edemiyorum. 39/53

Yeni doğan pandaların ağırlığı sadece 100 – 150 gr arasındadır. Anne – bebek büyüklük orantısızlığı açısından memeliler arasında kangurulardan sonra 2 sırada yer almaktadırlar. Bu gördüğünüz yavrular ise 1.5 yaşını geçmişler ve artık kendi başlarına beslenebilecek durumdalar. Tüm çalışmalara rağmen bu sevimli hayvanların önümüzdeki birkaç yıl içinde yok olabileceğini düşünmek bile üzüyor bizleri. 40/53

Londra Doğal Tarih Müzesi ve BBC önderliğinde düzenlenen geleneksel ”Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı” yarışmasına gönderilen 41.000 fotoğrafın arasından finale kalan ” Dante’nin Cehennemi ” isimli fotoğrafa bakıyoruz. Toplu göç sırasında timsahlarla dolu nehri geçmeye çalışan hayvanlar can havliyle birbirlerini eziyorlar 41/53

Fizalya, yüzen bir hidrozondur. Physalia (Fizalya) veya Portekiz Savaşçıları, denizin üstünde tehlikeli savaş gemileri gibi yüzerler. Küçük balıklara hücum edip beslenirler. İplikler gibi sarkan duyu organları, bazen 4 metre kadar uzar. Bu kollar, diş gibi keskin küçük dikenlerle örtülüdür. Fizalya tek bir hayvan gibi görünse de aslında bir hayvan topluluğu, bir kolonidir. 42/53

Bu cinsler , Atlantik Okyanusu , Büyük Okyanus , Hint Okyanusu , Karayip ve Sargasso Denizleri’nde bulunur. Suyun Yüzeyinde veya yüzeye yakın yerlerde yaşarlar. 43/53

Uçaktan çekilen bu mükemmel doğa fotoğrafı Afrika’da bulunan yerel bir hayvan yetiştirme çiftliğine ait. 44/53

Çiftlik hayvanlarını vahşi hayvanlardan koruyacak çitleri yapmak için doğal malzemeler kullanılmış. 45/53

Güney Afrika savanalarında, vahşi yaşamın göbeğinde harika bir motokros pisti. Tam gün batımında, zürafanın geçtiği sırada sporcu da motoruyla havalanınca ortaya taklit etmesi çok zor bir fotoğraf çıkmış. 46/53

ABD’nin Oregon eyaletinde bulunan bu lale tarlasının inanılmaz güzellikteki fotoğrafını yakalayabilen şanslı kişi Jay Dee olmuş. Gün batımında, her renk lalenin olduğu bu mükemmel tarlada olmak insana nasıl bir huzur verir tahmin edebilir misiniz? 47/53

İtalya’nın kuzeybatı kesiminde yer alan Orta Gölü içerisinde minicik, şirin bir ada Isola San Giulio… Bu adanın uzunluğu 275 metre, genişliği ise sadece 140 metre civarında. 48/53

Adanın ünlü olmasını sağlayan en değerli eser ise San Giulio Bazilikası. 49/53

Gerek minikliği gerekse üzerindeki tarihi dokusuyla mutlaka gezilip görülmesi gereken bir yer. Luca Casartelli’nin objektifinden yansıyan bu muhteşem manzara hiç gitmediğim San Giulio Adası’na sıla özlemi duymamı sağlıyor. 50/53

Angkor Vat, Kamboçya’nın Siem Reap kentinde yer alan, Kral II. Suryavarman adına yapılmış bir tapınaktır. Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan tapınak 12. yüzyılda inşa edilmiş olmasına karşın günümüze dek oldukça iyi bir korunma altında ulaşabilmiştir. 51/53

Bölgedeki tek dinsel yapı olarak günümüze kalmış olup, önce Vişnu adına bir Hindu tapınağı olarak, daha sonraki dönemlerdeyse bir Budist tapınağı olarak kullanılmıştır. 52/53

Khmer mimarisinin en önemli örneklerindendir. Kamboçya ile özdeşleşen yapı ülkenin ulusal bayrağının üstünde de betimlenmektedir. Ülkeye gelen turistlerin en çok ziyaret ettiği yerdir. Charles J Sharp tarafından, havadan çekilen bu mükemmel fotoğraf yapının görkemini gözler önüne seriyor. 53/53

kaynak

Kategori: Genel

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir