İçeriğe geç →

Beyin yakan en iyi filmler listesi

Sürpriz sonlu ve gizemli olunca kendimizi hikayeden alamıyoruz değil mi? Evet! Öyleyse “Akıl Oyunları” gibi en iyi gizem filmlerini arıyorsanız bu esrarengiz filmler listesini mutlaka sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz. Burada gizemden kasıt, listenin sürpriz sonlu, kafa yakan, kafa karıştıran, akıl dolu, ufuk açan, düşündüren ve şok edici filmlerle dolu olması. Liste 1929 yılından 2017’ye kadar 88 senelik ve 99 filmden oluşan bir gizem havuzunu kapsıyor. Sizlere bu kafa açan filmlerle iyi seyirler!

Beyin Yakan Belgesel Filmler – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- Night and Fog (Gece ve Sis) (1956)

night and fog

Nuit et Brouillard yani “gece ve sis”, Alain Resnais‘nin 1955 yapımı belgesel nitelikli kısa filmi. Televizyonda gösterilmesi neredeyse imkansız olan toplama kampı hikayeleri ve görüntüleri içermektedir. Yahudi soykırımına dair beyninizi allak bullak edecek bir başyapıt. 32 dakika boyunca, Polonya’daki nazi konsantrasyon kamplarında olan bitenlere kör, sağır ve dilsiz kalamayacaksınız. Hatta beyniniz çoktan yanmış olacağı için bu üçünü yine yapamayabilirsiniz.

Gece ve Sis Fragman:

IMDB Puanı: 8.6

2- Le sang des bêtes (1949)

le sang des betes

Bir ultra-gerçekçilik örneği olan Canavarların Kanı, Paris’in eteklerinde sessiz, pastoral yaşamın yakındaki kesimhanelerde, hayvanların maruz kaldığı zorlu koşulları tüm gerçekliğiyle yansıtıyor. Kolay kolay midesi bulanan biri olmasanız bile beyninizin bulanacağı kesin. Mezbaha hayvanlarıyla ilgili daha güncel beyin yakan film önerileri arayanlara da “farm to fridge-the truth behind meat production” ile 2005 yapımı “earthlings” belgesellerini mutlaka izlemelerini tavsiye ederiz. “Teknoloji gelişti artık öyle değildir”e yer yok. Kusura bakmayın.

IMDB Puanı: 7.9

Beyin Yakan Bilimkurgu Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- Twelve Monkeys (1995)

12 monkeys

Bilinmeyen ve ölümcül bir virüs, 1996’da beş milyar kişiyi yok eder. Nüfusun yalnızca %1’i 2035 yılına kadar hayatta kalır ve yer altında yaşamak zorundadırlar. Salgının kökeniyle ilgili bilgi toplamak için 1996’ya geri gönderilmek üzere gönüllü olarak çalışan bir mahkum (James Cole), gizemli “Twelve Monkeys Ordusu” tarafından yayılan virüsü  mutasyona uğramadan önce bulmaya çalışır ki gelecekteki bilim adamları bunu inceleyebilsin. Sonrasında Cole, 12 Maymun Örgütü ile ilişkili olduğunu tahmin ettiği Jeffrey Goines’i (Brad Pitt) bir akıl hastanesinde bulur ve olaylar gelişir. Terry Gilliam‘ın insanlığa ve deliliğe selam çakan en şahane bilimkurgu filmlerinden biridir.

Twelve Monkeys (12 Maymun) Fragman:

IMDB Puanı: 8.0

2- The Truman Show (1998)

the truman show

Bu filmde Truman, baştan aşağı hayatı sahte olan bir adamdır… Yaşadığı yer, aslında her yerde gizli kameralar bulunan büyük bir stüdyodur ve etrafındaki tüm arkadaşları ve çevredeki insanlar rollerini çok iyi oynayan aktörlerdir. Jim Carrey, dünyadaki popüler TV dizisi: The Truman Show‘un baş kahramanıdır. Truman, sıradan bir hayatı olan sıradan bir adam olduğunu düşünür ve kendisinin nasıl sömürüldüğüyle ilgili hiçbir fikri yoktur. Ta ki bir güne kadar… her şeyi öğrenir. Tepki verecek midir?

The Truman Show Fragman:

IMDB Puanı: 8.1

3- Donnie Darko (2001)

donnie darko

1988 cumhurbaşkanı seçimleri sırasında Donnie Darko adlı bir genç, bir gece evinden dışarı çıktığında Frank adlı dev, şeytani görünüşlü bir tavşan görür ve ona göre dünya 28 gün, 6 saat, 42 dakika ve 12 saniye sonra son bulacaktır. Ertesi sabah evine geri döner ve bir jet motorunun yatak odasına çarpmış olduğunu bulur. Neden hayatta kaldığını anlamaya ve okuldaki kabadayı, muhafazakâr sağlık öğretmeni ve kendi kendine yardım gurusu gibi kasabasında yaşayan insanlarla başa çıkmaya çalışırken, Frank, Donnie’nin zihninde ortaya çıkmaya devam ederek vandalizm gibi eylemlerini yerine getirmeye devam eder ve üstelik daha kötü şeyler de Frank’i beklemektedir.

Donnie Darko Fragman:

IMDB Puanı: 8.1

4- Arrival (2016)

arrival

Dilbilim profesörü Louise Banks, dünyanın dört bir yanındaki devasa uzay gemilerinin araştırılmasından sorumlu seçkin bir ekipte liderlik yapmaktadır. Uluslar, küresel savaşın eşiğinden bakarken, Banks ve ekibi, dünyalarına çöreklenen bu dünya dışı ziyaretçilerle iletişim kurmanın bir yolunu bulmak için zamanla yarışmak zorundadır. Gizemi çözmek umuduyla, hayatını ve muhtemelen tüm insanlığı tehdit edebilecek bir şans elde eder.

IMDB Puanı: 8.0

5- Moon (2009)

moon 2009

Üç yıllık sözleşmesinin bitimine sadece üç hafta kaldıktan sonra, Sam Bell nihayet Dünya’ya döneceği için hem endişeli hem de mutludur. Ay’a bağlı bir üretim tesisinin bilgisayar kullanıcısı ve asistanı GERTY ile birlikte çalışan tek kişidir. Bununla birlikte, uzun süre boyunca yalnızlığını kendisiyle veya bitkileri ile konuşarak geçirmiştir. Uzun süredir devam eden bir iletişim arızası yüzünden Dünya ile doğrudan iletişim mümkün değildir, ancak eşi Tess’ten ara sıra mesaj alır. Ancak bir kaza geçirdiğinde, yalnız olmadığını farkederek uyanır. Ayrıca kendi dünyasının onun düşündüğü gibi olmadığını anlamaya başlar.

IMDB Puanı: 7.9

6- Mr. Nobody (2009)

mr nobody

Ütopik bir gelecekte, Nemo ölümsüzlüğü seçen en yaşlı ve en eski insandır. Film, genç bir çocukken imkansız bir kararla karşı karşıya kalan Nemo’yu araştırma süreci üzerine kuruludur: babasıyla birlikte kalması veya annesiyle ayrılması gerekir mi? Film ortaya çıkabilecek tüm olası hayatlarını temel alır ve bunların hepsi sonraki hayatını etkileyecek bir karara bağlıdır.

IMDB Puanı: 7.9

7- Gattaca (1997)

gattaca

Çok uzak olmayan bir gelecekte, insanlar genlerindeki mükemmellik seviyelerine göre meslek gruplarına yerleştirilmektedir. Toplum, Vincent Freeman‘ı genetik yapısı göz önünde bulundurulduğunda, üst kademe bir işe uygun bulmayacak şekilde sınıflandırır ve sadece daha düşük kalite işlerde kullanışlı olan alt sınıflardan biri haline getirir. Kariyerinde ilerleyebilmek için, bir araba kazası sonucu felç kalan fakat mükemmel bir genetik koda sahip olan Jerome Morrow‘un (Jude Law) kimliğini kullanmaya karar verir. Vincent Morrow’un mesleki tavsiyeleriyle DNA ve numune muayenesini aldatmayı öğrenir. Nihayet bir uzay görevi için plan yaptığı sırada program direktörü öldürülür ve polis, Vincent’ın sırrını tehlikeye atacak soruşturma başlatır.

IMDB Puanı: 7.8

8- Dark City (1998)

Dark City

Bir adam, John Murdoch (Rufus Sewell), otel odasının banyosunda uyanır. Kendi adını bile hatırlamayan adamın bulunduğu odada bir de ölü bir fahişe vardır. Daha sonra Doctor Schreber‘den (Kiefer Sutherland) bir telefon alır ve kendisini görmeye bazı insanların geldiği ve derhal orayı terk etmesi gerektiği söylenir. John kaçar fakat bir dizi fahişe cinayetlerinin en büyük şüphelisi haline gelir. Dava üzerinde Müfettiş Frank Bumstead (William Hurt) vardır. Murdoch’un karısı Emma (Jennifer Connelly) Murdoch’ın kayıp olduğunu bildirdiğinde Bumstead olayı ilginç bulur. Bu arada, özel güç sahibi bazı garip insanların da Murdoch’un peşinde oldukları ve aynı zamanda şüpheli oldukları açıktır. Matrix’e ilham kaynağı filmlerden biri olan Dark City’i mutlaka izlemelisiniz.

IMDB Puanı: 7.7

9- The Butterfly Effect (2004)

butterfly effect

Evan Treborn, çalışan annesi ve arkadaşları ile küçük bir kasabada büyür. Karışıklıklarla aniden kendisini başka bir yerde bulan bellek kesintilerinden muzdariptir. Evan’ın arkadaşları ve annesi, beladan kurtulmak için onun uydurduğunu düşünerek kendisine inanmamayı seçeler. Evan büyüdükçe, iyileşmesi beklenene kadar bu elektrik kesintileri biraz azalır. Yedi yaşından beri kararma anlarından oluşan bir günlük yazmıştır ve böylece ne olacağını hatırlayabilmektedir. Bir gün kolejde eski günlüklerinden birini okumaya başlar ve birdenbire bir flashback bir tuğla gibi vurur!

IMDB Puanı: 7.7

10- Ex Machina (2014)

ex machina

Dünyanın en büyük internet şirketinde 26 yaşında bir programcı olan Caleb, şirketin CEO’su Nathan’ın özel bir dağ sığınağında bir hafta geçirmek için bir yarışmayı kazanır. Ancak Caleb uzaktaki bu dağ evine geldiğinde, güzel bir robot kızın bedeninde yer alan dünyanın ilk gerçek insansı yapay zekası ile etkileşime girmesi gereken garip ve büyüleyici bir deneyde yer alması gerektiğini öğrenir.

IMDB Puanı: 7.7

11- Pi (1998)

pi

Manhattan’da, sessiz sakin bir hayata sahip olan Max Cohen, bir matematikçinin ve bilgisayarcının vesvesesi yaşamaktadır. Altı yaşındayken güneşe baktığı için korkunç baş ağrıları çeken Max, yaşlanmakta olan bir profesör dışında hiçbir insanla temas kuramaz; sayısal kalıplarbulmaya takıntılıdır. Şu anki saplantısı ise borsadır. Max’in teorileri onu Wall Street tüccarlarının odak noktası haline getirir. Ayrıca Torah’daki uzun süredir kayıp matematiksel gizemleri yeniden keşfetmek isteyen bir gruba da yardım etmektedir. Her iki grup da iyi huylu değildir ve halüsinasyonları ve baş ağrıları kötüleştiği için Max’i araştırırlar. Doğa, herhangi bir çözüm sunacak ve Max onları bulabilecek midir?

IMDB Puanı: 7.5

12- Source Code (2011)

source code

Ordu kaptanı Colter Stevens, bilincinin başka bir insana sokulabileceği özel bir program üzerinde çalıştığını fark eder. Tek sorun, herhangi bir zamanda yalnızca 8 dakika orada olabilmektedir. O sabah, Chicago’nun hemen dışındaki banliyö treninde patlama yaşanır. Bir öğretmenin o trendeki gövdesine girer ve ne yaptığına dair ya da niçin orada olduğu konusunda şaşkına döner. Programdan sorumlu olanlar, trende bir bomba olduğunu ve onu bulması gerektiğini açıklar. Daha da önemlisi, o günün ilerleyen saatlerinde bir bombalı saldırı beklendiği için bombacıyı da tespit etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, geçmişini değiştiremeyeceği ve yalnızca bilgi toplayabileceği söylenir. Seyahat eden arkadaşı Christina’dan da hoşlanmaya başlarken, o teoriyi test etmeye karar verir.

IMDB Puanı: 7.5

13- Predestination (2014)

predestination

Predestination, kolluk kariyerinin sonsuza kadar devam etmesini sağlamak için tasarlanmış karmaşık bir zaman-yolculuk seyahati serisine gönderilen Temporal Agent‘ın hayatını anlatır. Şimdi, nihai görevine geldiğinde, Ajan zaman içinde kendisinden kaçan bir suçluyu takip etmelidir. Kendinizi hikayedeki karakterlerle birlikte Inception’dan bile daha karmaşık bir olay örgüsünün içinde bulacağınız bu beyin yakan filmin konusunu anlamayanları yorumlara bekleriz.

IMDB Puanı: 7.5

14- K-PAX (2001)

k-pax

Lyra takımyıldızına yaklaşık bin ışık yılı uzakta olan ‘K-PAX‘ adlı bir gezegenden yani dünya dışı bir gezegenden geldiğini iddia eden Prot’u (Manhattan Psikiyatri Enstitüsü’ne bağlı olan “Kevin Spacey” tarafından oynanan “keçi” ile telaffuz edilir), psikiyatrist Mark Powell (Jeff Bridges) sanrılı olarak değerlendirmeye başlar. Bununla birlikte, Prot’un  K-PAX ve medeniyeti hakkındaki sorularına saygılı cevaplar verme konusundaki yeteneği, Dr. Powell‘ın kendisini “astral seyahat” yolu ile Dünya’ya yolculuk ettiğini iddia ettiği bir astrofizikçi grubuna tanıtmasına yol açar. Bulmacayı çözebilecekler midir?

IMDB Puanı: 7.4

15- Looper (2012)

looper

Joe, gelecekteki insanları geçmişlerinde öldürmek için tetikçi (Looper) olarak zaman yolculuğu yaptığı bir işte çalışmaktadır. Bununla birlikte, Joe, bir gün onun gelecekteki kendisini öldürmesi için geri gönderileceğini bilir. Bu gün geldiğinde, Joe’nun gelecekteki benliği hazırlanır ve kaçar ve iki adam geçmişte ele geçirilmekten kaçmak ve kendi kişisel gündemlerini yerine getirmeye çalışmak için ayrı ayrı mücadele eder.

IMDB Puanı: 7.4

16- Cube (1997)

cube uclemesi

Her biri çok farklı bir yaşam kalitesine ve karaktere sahip altı farklı insan, kendilerini binlerce olası oda ile donatılmış dev bir küpün içinde bularak uyanır. Biri polis, biri matematik öğretmeni, bir bina tasarımcısı, bir doktor, bir kaçış ustası ve engelli bir adam çıkmak için bir araya gelmek zorunda kaldıklarında gerilim de tavan yapmaya başlar. Her biri, neden hapsedildiğine dair cevaplar bulmak için heyecanlı bir maceraya çıkmak zorundadır. Gerilimden tırnaklarınızı yiyecek ve öksüz kalan parmaklarınızla da kalan beyninizi avutmaya çalışacaksınız. Aynı zamanda bir üçleme Cube serisini mutlaka izlemelisiniz.

IMDB Puanı: 7.3

17- Timecrimes (2007)

timecrimes

Héctor (Karra Elejalde) karısı Clara (Candela Fernández) ile birlikte şehirden uzak bir eve taşınan orta yaşlı sıradan bir adamdır. Sakin bir hayat sürüyorlardır. Bir telefon alır, ancak kişi bir şey söylemez. Héctor o kişiyi geri arar, fakat kimse cevap vermez.

Daha sonra Héctor dürbününden bakar; Ormanda çıplak bir kız olduğunu görür. Aynı kızı (Bárbara Goenaga) bir kayanın üzerinde yatarken bulmak için oraya gitmeye karar verir. Beceriksizce kıza yakınlaştığında kızın öldüğünün farkına varır. Birden yüzünü örten pembe bandajlı bir adam, Héctor’ı kollarından makasla bıçaklar. Bir kovalamaca başlar ve Héctor ormanın yakınındaki bir eve girer. Evin içinde bir tahtada garip makineler ve denklemler vardır. Yakınlardaki bir binadan onunla konuşan bir ses duyulur ve o kişi derhal onunla temasa geçmesini söyler. Diğer adam bandajlı yüzlü adamın ona yaklaştığını söylemektedir. Ses, birçok ışıkla aydınlatılan çimlerin içindeki bir yol boyunca onu diğer binaya götürür. Héctor daha fazla makine görür ve bunun ne için olduğunu merak eder. Bu bir zaman makinesidir.

IMDB Puanı: 7.2

18- Coherence (2013)

coherence

Emily ve erkek arkadaşı Kevin, Mike’ın evinde bir akşam yemeğine katılan kişilerdendir. Kevin’in eski kız arkadaşı Laurie de orada olacak ve hem Kevin hem de Emily için işler biraz gerginleşecektir. Akşam yemeği partisi, kuyrukluyıldız‘la görüşmeden sonra elektrik kesilinceye kadar oldukça iyi gitmektedir. Primer tadı alacağınız bu beyin yakan bilim kurgu filmden alacağınız tadı başka filmlerden almanız çok zor olacak.

IMDB Puanı: 7.2

19- The Lobster (2015)

the lobster

Distopik faşist gelecekte insanlar, 45 gün içinde bir partner bulamadıkları takdirde, istedikleri yabani bir hayvana dönüşmeleri gereken bir otele gönderilirler. David’in karısı 11 yıl evliliğin ardından onu terk etmiştir ve David de bahsi geçen otele gönderilir. Seçilmiş hayvanı, ortak bulamazsa, bir ıstakozdur.

IMDB Puanı: 7.1

20- The Thirteenth Floor (1999)

the thirteenth floor

Matrix‘e ilham kaynağı filmlerden biri olan Dark City gibi 13. Kat da Matrix’e çok büyük katkısı dokunmuş ilham veren bilimkurgu filmlerden biridir. Bilgisayar bilimcisi Hannon Fuller son derece önemli bir şey keşfeder. Bulguyu meslektaşı Douglas Hall‘a anlatmak üzeredir ama birilerinin onun peşinde olduğunu bilen yaşlı adam, şirketin yarattığı paralel dünyada (gerçek duygulara sahip görünüşte gerçek kişilerle olan 30’lu yıllara benzeyen) bir mektup bırakır. Fuller gerçek dünyamızda aynı gece öldürülür ve meslektaşından şüphelenir. Douglas banyosundaki kanlı bir gömleği keşfeder ve Fuller’ın öldürüldüğü gece yaptığı şeyi hatırlayamaz. Mektubu bulmak için sisteme girer, ancak beklenmedik durumla karşı karşıya kalır. Gerçek, hayal edebileceğinden daha serttir…

IMDB Puanı: 7.0

21- Deja Vu (2006)

deja vu

USS Nimitz’ten mürettebat ve aileleriyle dolu bir feribot, Mardi Gras’taki New Orleans’da patlar. BATF Doug Carlin (Denzel Washington), kapsamlı soruşturmaya yardımcı olmak için getirilir ve deneysel bir FBI gözlem birimine bağlanır. Birisi, geçmişe dört gün boyunca biraz geriye dönüp bakmak için bir çeşit zaman/mekan katlama teknolojisini kullanmaktadır. Bombacıyı takip ederken, Carlin kafasında bir fikir bulur: Cihazı gerçekten zamanında geri dönmek için kullanırken, sadece bombayı önlemekle kalmayıp, aynı zamanda bombardımanda kamyonunun kullanıldığı bir kadının öldürülmesini de engelleyebilecek midir?

IMDB Puanı: 7.0

22- Primer (2005)

primer

Gece ve hafta sonlarında, banliyö garajındaki dört adam, bir hata kontrol cihazı inşa ederler. Ancak, bunun ardında daha fazla şey olduğunu bilmektedirler. Olayların arkasında duran bazı fikirler, bazı mekanizmalar, bazı kazara oluşan yan etkiler ve inovasyonun saf bir atılımı vardır. Ve bu nedenle, deneme yanılma yoluyla eksik olan cihazı geliştirmektedirler. Bununla birlikte, bu iki buldukları cihazın pazarlama için çok değerli olduğunu anlarlar. Birbirlerine olan güveninin sınırı, soruyla karşı karşıya kaldıklarında gerginleşir. Sahip olamayacağınız şeyi her zaman isterseniz, herhangi bir şeye her zaman sahip olduğunuzda ne istersiniz? Ya tutarsa? Bu kafa yakan bilimkurgu filmi 3-4 kere izlemeniz yetmeyecek.

IMDB Puanı: 6.9

23- Sound of My Voice (2011)

sound of my voice

İki belgesel film yapımcısı, 2054 yılına ait olduğunu iddia eden gizli bir tarikatın esrarengiz lideri olan Maggie hakkındaki gerçeği açığa çıkarmaya kararlıdırlar. Her ne kadar her şeyin dolandırıcılıktan başka bir şey olmadığına inansalar da, olaylar bekledikleri gibi gelişmez.

IMDB Puanı: 6.6

24- A Cure for Wellness (2016)

a cure for wellness

İsviçre Alpleri’nde uzak bir konumda pastoral fakat gizemli “sağlıklı yaşam merkezi”ne şirketin CEO’sunu geri getirmek için iddialı bir genç yönetici gönderilir. Zaman geçtikçe bu genç yönetici, buradaki spa’nın mucizevi tedavisinin göründüğü gibi olmadığını düşünmeye başlar. Korkunç sırlarını çözmeye başlayınca, kendi sağlığı test edilir.

IMDB Puanı: 6.4

25- The Discovery (2017)

the discovery

Bu Netflix yapımı bilimkurgu filmde, bilim adamı Thomas Harbor, ölümden sonraki yaşamı ispatladığında, Dünya’da büyük miktarda intihar dalgası yaşanmaya başlar. Keşfinin ikinci yıldönümünde, yabancılaşmış oğlu Will, feribotla babasının yaşadığı adaya gider. Beş yaşındaki oğlunu kaybeden rahatsız bir kadın olan Isla (Rooney Mara) ile görüşür ve konuşurlar; sonra vardıklarında birbirlerine veda ederler.

Will’in kardeşi Tobyd, onu Thomas’ın yanına, aslında intihara teşebbüs eden sorunlu insanlar için oluşturdukları eve götürür. Thomas öteki dünyada ölülerin ne gördüğünü kaydetmek için bir makine geliştirdiğini açıklar. Will sahilde yürürken Isla’nın intihar etmeye çalıştığını görür, kurtarmaya çalışır ve Isla’yı babasının evine getirir. Yazar ve yönetmen Charlie McDowell, bu yıl Sundance’a Robert Redford‘un bir bilim adamını oynadığı filmi ile geri döndü.

IMDB Puanı: 6.3

Beyin Yakan Dram Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- A Beautiful Mind (2001)

a beautiful mind

Şöhretli bir matematik dehası olan John Forbes Nash, kariyerinin başlarında şaşırtıcı bir keşif yapar ve uluslararası beğeninin eşiğinden döner. Ancak yakışıklı ve kibirli Nash, kısa süre içinde kendini, kendi kendini keşfetmenin acılı ve üzücü bir yolculuğu içinde bulur. Uzun yıllar süren mücadeleden sonra, sonunda trajedisinde zafer kazanır ve sonunda geç kalan Nobel Ödülü’nü alır.

IMDB Puanı: 8.2

2- Blind Chance (1987)

blind chance

Kör Talih olarak çevrilen Blind Chance (Przypadek)’te, 1981’in sıkıntılı Polonya’sında tıp öğrencisi Wietold Dlugosz, babası ölünce, tıp alanını yeniden düşünmek için bir yıl üniversite dekanından izin ister. Varşova’ya seyahat etmeye karar verir, ancak istasyondaki trenin peşinden koşarken üç olası olay meydana gelir. Birinci olasılıkta, kahramanımız Witek trene ulaşır, Anti-Komünist yeraltı hareketine ait olan eski sevgilisi Czuszka ile buluşur ve bir binada tutulan rehineleri kurtardıktan sonra partiye katılır. İkinci olasılıkta, Witek, treni yakalamaya çalışırken istasyonda bekçisi tarafından yakalanır ve mahkemeye gönderilir.

Otuz günlük kamu hizmetiyle cezalandırılır. Sonrasında sisteme karşı çıkan öğrenci grubuna katılır, yeraltı baskısında yayınlar hazırlarlar. Yoldaşları, hükümet temsilcileri tarafından tutuklu iken Witek, çocukluk arkadaşının kız kardeşiyle bir ilişkisi yaşar ve hapishaneden kaçar; ancak eski arkadaşları onun bir hain olduğunu düşünüyor. Üçüncüsünde, Witek trenin yanına gitmez ve üniversiteye dönmeye ve tıp fakültesine devam etmeye karar verir. Kız arkadaşı Olga ile evlenir ve tıp fakültesinden mezun olurlar. Başarılı birer doktor olunca Witek, oğlu hükümete karşı bir harekette bulunup tutuklanınca utanç verici bir duruma düşen dekanın konferansını sunmak üzere Paris’e gitmeyi kabul eder. Bu üç mutlu tesadüf Witek’e mutluluk getirmez.

IMDB Puanı: 8.0

3- El Topo (1970)

el topo

Alejandro Jodorowsky‘nin sürrealizme doyacağınız ve beyninizin büyük bir kısmını yakacak olan şaheseri El Topo’da, savaşçı Masters ile yüzleşmeye karar veren El Topo (köstebek), 6 yaşındaki oğluyla hayatını değiştirecek bir çöl yolculuğuna çıkar. Fakat adam olabilmesi için çocukluk totemlerini gömmesi gereklidir. Siyahlara bürünmüş bir silahşör olarak giyinen El Topo, Western filmleri ve eski Doğu dini sembolleri ile karışmış mistik bir manzarada atı ile dolaşırken Tanrı olduğunu da iddia eder. Bu sırada yolda, haydutların bir köyü katlettiğini görür ve katledilenleri intikamını almaya karar verir. Sonra liderlerinin kadını olan Mara‘yı zorla götürür. El Topo’nun gerçeküstü, kanlı, cinsel göndermelerle dolu yolculuğunda iblislerle mücadelesini izlerken fantastik ve esrarengiz filmlerdeki favori filminizi bulmuş olacaksınız.

IMDB Puanı: 7.5

4- Synecdoche, New York (2008)

Synecdoche, New York

Tiyatro yönetmeni Caden Cotard (merhum Philip Seymour Hoffman), yeni oyununun bir parçası olarak New York şehrinin gerçek bir kopyasını oluşturduğu eseriyle uğraşırken bir yandan da hayatındaki kadınlarla mücadele etmektedir.  Charlie Kaufman‘ın yazıp yönettiği bu muhteşem filmi mutlaka izlemelisiniz.

IMDB Puanı: 7.5

Beyin Yakan Fantastik Filmler – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- The Holy Mountain (1973)

the holy mountain

Alejandro Jodorowsky üstadımız gerçeküstücülüğe doyamamış ve El Topo’dan üç yıl sonra The Holy Mountain‘da (Kutsal Dağ) beyin yakan olaylar zincirine devam etme kararı almış. Tanrısal, İsa’ya benzeyen bir figür, dini ve kutsal görüntülerle dolu tuhaf, grotesk hikayelerdedolaşırken; kendisini her biri Güneş sistemindeki bir gezegeni temsil eden yedi zengin ve güçlü kişiye tanıtan mistik bir rehberle karşılaşır. Bizim elemanla birlikte bu yedi kahraman, rehber ve rehberin asistanı, kendilerini dünyevi mallarından yoksun bırakıp orada yaşayan ve ölümsüzleşen tanrıların yerini almak ve ölümsüz olmak için Kutsal Dağ‘ı aramaya çıkan 9 kişilik bir grup oluştururlar.

IMDB Puanı: 7.9

2- Being John Malkovich (1999)

being john malkovich

Sokak sanatçısı Craig Schwartz, çok şanslı bir adam değildir ve kimseyi mutlu edememektedir. Sonunda bir şirkette, tavanların yalnızca 5½ fit yüksekliğinde olduğu bir ofiste dosya katibi olarak işe başlar. Hiç kimse anlaşmanın garip olduğundan şüphelenmez ve Craig’in çalışmalarıyla da ilgileniyor gibi görünmez. Craig, bir gün dosyalama dolabını hareket ettirdikten sonra, ünlü tiyatrocu ve aktör John Malkovich‘in gözünden bakmasına neden olan bir tünel bulduğunu anlar ve zamanla olaylar tuhaf bir hal alır. Craig ve portalın farkında olan diğerleri için hem riskleri hem de fırsatları temsil eden bir yolculuk başlar.

IMDB Puanı: 7.8

3- Wristcutters: A Love Story (2006)

wristcutters a love story

Desiree ile olan ayrılığının ardından umutsuzluğa kapılan Zia, bileklerini kesip intihar eder ve eski lastikler, yakılan arabalar ve kanepeler vasıtasıyla bulutlanmış yüksek çöl manzarası eşliğinde bir hayat sürmektedir. Zia, tesadüfen Desiree’nin, yaptığı şeyden birkaç ay sonra kendini öldürdüğünü öğrenir ve onu aramaya başlar. Onu bulmak için Eugene ile yola çıkar ve ilerleyebilmek için bir otostopçu olan Mikal‘i seçerler. Sonrasında sıradan mucizelerin çoğaldığı Kneller kampına varırlar. Mucizevi bir kralın söylentileri yayılmaya başlar. Zia Desiree’yi bulabilecek midir? Sonra ne olacaktır? Ölümün olduğu yerde umut vardır. Etgar Keret‘in “Kneller’s Happy Campers” adlı kısa hikayesinden uyarlanan filmde bol bol fantastik kafa yakan olay gerçekleşmektedir.

IMDB Puanı: 7.4

4- Enter the Void (2009)

enter the void

Tokyo’nun kötü yeraltı tabanı, Linda adında striptizci bir kardeşe sahip olan uyuşturucu bağımlısı Oscar’ın gözlerinden anlatılır. Oscar kardeşiyle ilgili yaşadığı travma sonrası çocukluğuna geri dönüş yaşadığı flashbackler görmeye başlar. Oscar’ın uyuşturucu ile beslenen halüsinasyonları Tokyo’nun zaten rahatsız edici gecelerini değiştirir ve polis onu vurduktan sonra yukarıdan yüzerek dünyaya aşağıdan bakmaya başlar: kızkardeşinin üzüntüsünde, bir aşk otelinin odalarında ve hayatın moleküler düzeyinde süzülmektedir. Spektrumun renkleri çirkin olabilecek insanların renksiz hayatlarıyla güzel olabilir. Peki ya bundan sonra bir boşluk daha var mıdır?

IMDB Puanı: 7.3

5- Holy Motors (2012)

holy motors

Birkaç saniye siyah beyaz, sessiz sanat filmi görürüz. Bu filmi izleyen insanlarla dolu karanlık bir sinema salonu vardır kadrajda. Kamera çoğunlukla izleyicide kalır. Sonrasında bir adam bir odada ayağa kalkar ve pencereden dışarı bakar ve bir havaalanının yanında olduğunu görürüz. Duvarlardan biri sıska çıplak ağaçlı duvar kağıdıyla kaplıdır. Kulağını duvara koyar adam. Duvarda bir delik vardır ve içinden baktığında bir şey görüp görmediğini anlamayız. Sağ elinin orta parmağında metal bir alet vardır. Cihazı duvardaki deliğe sokar ve bu bir kapıyı açmasına neden olur. Adam kapıdan girerken köpeği ona katılır. Sahne kesilir.

IMDB Puanı: 7.1

Beyin Yakan Gerilim Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- The Silence of the Lambs (1991)

the silence of the lambs

Genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarını fena inciten bir psikopat seri katili bulmak ve için kurbanlarından biri olan bir kadının bulunmasına yardımcı olmak üzere görevlendirilir. Clarice, başka bir psikopatla konuşarak katilin çarpık zihnine daha iyi bir bakış açısı kazanmaya çalışır. Bu katil saygın bir psikiyatrist olan Hannibal Lecter‘dan başkası değildir. FBI ajanı Jack Crawford, aynı zamanda çok güçlü ve zeki bir zihin manipülatörü olan Lecter’ın sorularına cevaplar verdiğine ve katilin yerini belirlemesine yardımcı olabileceğine inanır. Ancak, mahkum herhangi bir bilgiyi vermeden önce Clarice’in Lecter’ın güvenini kazanması gerekir.

IMDB Puanı: 8.6

2- Memento (2000)

memento

Eonard Shelby, eşinin öldürülmesiyle ilişkili olan bir yaralanma sonucunda kısa süreli hafıza kaybı yaşamaya başlar. Olaydan önce, bir sigorta iddiaları araştırmacısı gibi hayatı olduğunu hatırlar. Kısa sürede hafıza sorunları konusunda uzman bir profesyonel olan Sammy Jankisadında biriyle görüşerek hafıza kaybı ile baş etmeyi öğrenmiştir. Bu başa çıkma mekanizmalarından bazıları, bir şeyleri nereye koyduğunu hatırlatan bir sisteme sahip olmak, gerçek niyetleri ölçmek için mümkün olduğunca yüz yüze konuşmak, Polaroid makinakullanmak ve bol miktarda not yazmak için mümkün olduğunca konuşmaktır. Vücuduna yaptırdığı dövmelerin önemi, böylece kalıcı ve anlamlı olur. Leonard’ın şu anki görevi, eşinin katilini bulmak ve öldürmektir; katilin, dövmeli vücutlu John G. adında bir adam olduğuna inanmaktadır. Leonard, bir gün boyunca, bu görevde Teddy adında bir erkek ve Natalie adında bir kadın da dahil olmak üzere, birbirlerinden bağımsız görünen birkaç kişi tarafından desteklenir. Bununla birlikte, onlarla buluştuğunda, kim oldukları, neden ona yardım ettikleri ve neden gerçekte onunla aynı amaca yönelik olarak çalıştıkları hakkında hiçbir fikri yoktur.

IMDB Puanı: 8.5

3- Oldboy (2003)

oldboy

Kızının doğum gününde, Ho Dae-su tamamen sarhoş olur ve tutuklanır. En yakın arkadaşı No Joo-hwan onu polis karakolundan serbest bırakır ve telefon kulübesinden eve arama yaparken Dae-su yok olur. Gerçekten de, on beş yıl boyunca bir odaya kaçırılmış ve hapsedilmiştir. Bir gün, birdenbire serbest bırakılır; kıyafet, para ve hücreden bir hatıra alır ve Japon şef Mido ile buluşur. Birbirleri için bir şeyler hissetmeye başlarlar. Bununla birlikte, Dae-su  uzun süre hapse atılmasının sebebini de öğrenmek ister. Dae-su intikamı ararken geçmişten gelen derin sırları ortaya çıkar.

IMDB Puanı: 8.4

4- Persona (1966)

persona 1966

Genç bir hemşire olan Alma, her açıdan sağlıklı görünen, ancak konuşamayan bir oyuncu olan Elisabet Vogler’den sorumlu tutulur. Birlikte vakit geçirirken, Alma sürekli Elisabeth ile konuşur fakat hiçbir zaman cevap alamaz. Alma nihayetinde sırrını, duyarlı görünen Elisabet’e itiraf eder ve kendi kişiliğinin Elisabet’in şahsına karıştığını ve iç içe geçtiğini görür. Parçalanmış kişilikle ilgili en ilginç ve beyin yakan başyapıtlardan biri olan ve usta Ingmar Bergman tarafından yönetilen Persona‘da, yönetmenin favori oyuncuları Bibi Andersson ve Liv Ullmann‘ın devleşip birleşmesine şahit olacaksınız.

IMDB Puanı: 8.1

5- The Sixth Sense (1999)

sixth sense

Malcom Crowe (Bruce Willis), eski hastanın peşini bırakmadığı ve çok mutsuz ama aynı zamanda ödüllü bir çocuk psikoloğudur. Bir karşılaşma sonrasında Crowe, eski hastayla (Donnie Wahlberg) aynı hastalıkta genç bir çocuğu iyileştirme görevini üstlenir. Bu çocuk “ölü insanlar görmektedir”. Cole’un annesi (Toni Collette), oğlunun (Haley Joel Osment) artan sorunları hakkında ne yapılması gerektiğini konusunda Crowe’u darlamaya başlar. Crowe oğlanın tek umududur. Vizyona girdiği günden beri beyin yakan gizemli ve psikolojik filmler kategorisinden asla çıkmayan bir başyapıt Altıncı HisM. Night Shyamalan‘ın en güzel işlerinden biri.

IMDB Puanı: 8.1

6- Shutter Island (2010)

shutter island

Federal Marshall Teddy Daniels ve yeni ortağı Chuck Aule, mahkumlardan birinin kaybolduğuna dair bir rapor olduğunda, Boston yakınlarındaki Shutter Island‘daki hükümet tarafından yönetilen bir akıl hastanesine giderler. Daniels’ın adaya gitmek istemek için kendi sebepleri vardır ve kendi bagajlarını taşır. Ordusunun birliği II. Dünya Savaşı sonunda Nazi toplama kamplarından birisini kurtardığında gördüğü şeyden dolayı hâlâ travma geçirmektedir ve karısının ölümüyle daha da yaşamı daha da hezeyan haline gelir. Daniels, özellikle, en ciddi suçlulara mahsus olan servislerden birinde neler olduğunu öğrenmek ister. Daniels aldatmacanın katmanlarını sorgulamaya başlarken, herkesin göründüğü gibi olmadığı açıktır.

IMDB Puanı: 8.1

7- Gone Girl (2014)

gone girl

Çocuksuz bir şekilde mutlu mesut yaşayan evli bir çiftin harika bir hayatı vardır, ancak beşinci evlilik yıldönümleri gerçekleştiğinde her şey değişti. Nick, karısı Amy’nin kaybolduğunu fark eder. Kendisi durumu farkettiği için yerel yetkilileri çağırır. Zaman ve yerel arama programı ile birlikte Nick’in hikayesi bulanıklaşmaya başlar. Nick, karısını öldürmekten şüpheli hale gelir. Artık Nick medyayı ikna etmeye, eşini öldürüp öldürmediğini söylemeye ve kendi eşinden gelen gizemli ipuçlarını sorgulamaya çalışmaktadır.

IMDB Puanı: 8.1

8- Mulholland Dr. (2001)

Mulholland Drive
Mulholland Dr. -Mullholland Çıkmazı

Kaliforniya, Los Angeles’ta meydana gelen acımasız bir trafik kazası sonrasında Rita, tek başına uykusuz bir hayata devam etmektedir. Şehirde dolaşan hikayesi, şöhreti arayan garip bir genç kadın olan Betty Elms ile garip bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır. Bununla birlikte, Rita’nın durumu Betty’nin ilgisini çeker ve hayallerini bu gizemi takip etmek için bir kenara koymaya hazırdır. İki kadın kısa sürede hiçbir şeyin rüyalarda göründüğü gibi olmadığını keşfeder.

IMDB Puanı: 8.0

9- Black Swan (2010)

black swan

Nina Sayers (Natalie Portman), New York City’de bale yapan bir dansçıdır. Kendini sanatına ithaf edilmiştir fakat güven eksikliği çekmektedir. Ayrıca, gençliğinde Nina’ya hamile kaldığında dansı bırakan, eski bir balerin olan baskıcı annesi tarafından zorlanmaktadır. Nina, şirketin sanatsal direktörü Thomas Leroy, yeni Kuğu Gölü oyununa onu lider olarak seçtiğinde amacına ulaşmış görünür. Leroy, dürüst olmakla birlikte, beyaz kuğu rolünün üstesinden gelebileceğinden şüphe duymazken, siyah kuğu rolünün üstesinden gelebileceğinden emin değildir. Kendi kendine, kuşku uyandıran yeni bir dansçı Lily‘nin kara kuğuyu oynamaya ideal göründüğünü keşfeder. Başarmak için, Nina kendisini hiç olmadığı bir şeye dönüştürmek zorunda kalacaktır.

IMDB Puanı: 8.0

10- Nightcrawler (2014)

nightcrawler

Louis Bloom hırsız ve serseri bir adamdır. Kimsenin ona bir şans vermek istemediği başka bir şey yapmak ister. Bir gün bir kazaya tanık olur ve sürücüye yardım ederken bazı adamlar ortaya çıkıp her şeyi kaydederler. Filmleri bir TV haber programına satmayı planladıklarını öğrenir. Bloom bu işin içine girmeye karar verir. Ufak ufak başlar. Nihayetinde çekim yerini sattığı haber kanalı onunla etkilenmiştir. Daha sonra bir cinayetle karşı karşıya kalır ve polis varmadan önce oraya gider ve cesetleri kaydeder. Ancak işler bu şekilde tam olarak beklediği gibi yürümez.

IMDB Puanı: 7.9

11- Blue Velvet (1986)

blue velvet
Blue Velvet

Başrolde David Lynch‘in bir zamanlar sevgilisi olan Isabella Rossellini‘nin yer aldığı beyin yakan filme hoş geldiniz. Hastanede yoğun bakımda olan babasını ziyaretten sonra evine dönen Jeffrey Beaumont, bahçede kesilmiş bir insan kulağı bulur. Yerel dedektifler olayı soruşturmaya karar verir. Fakat Jeffrey ve Sandy’nin soruşturması, memleketlerinde karanlık bir yeraltı bulunduğunu keşfetmelerine neden olur. Jeffrey, şiddete meyilli ve kötü bir adam olan Frank Booth ile ilgilenen gece kulübü şarkıcısı Dorothy Vallens‘den şüphelenir. Başrolde Twin Peaks’ten tanıyacağınız Kyle Maclachlan var yine.

IMDB Puanı: 7.8

12- The Experiment (2001)

das experiment

Film, 1971’de gerçekleştirilen rezil “Stanford Hapishanesi Deneyi” üzerine kuruludur. İnsanların hapsedildiği hücrede, gözetleme kameraları ile dolu bir araştırma laboratuvarında geçici bir hapishane oluşturulmuştur. İki hafta boyunca tutsak ve muhafızları oynamak için 20 gönüllü erkek katılımcı kiralanır. Tutuklular kilitli ve görünüşte yumuşak kurallara uymak zorunda kalırlar ve “korumalara” sadece fiziksel şiddet kullanmadan düzen sağlamaları söylenir. Herkesin istediği zaman istifası serbesttir; dolayısıyla geri ödeme yapılmaz. Başlangıçta her iki grup arasındaki ruh hali güvensizdir. Ancak zaman geçtikçe kavgalar ortaya çıkar ve yetkilileri onaylamak için müdürler her zamankinden daha sert yaptırımlar istemektedir.

IMDB Puanı: 7.8

13- The Killing of a Sacred Deer (2017)

The Killing of a Sacred Deer

Cannes Film Festivali‘nde En İyi Senaryo ödülünü alan Yunan yeni dalgası şaheserlerinden, Yorgos Lanthimos‘un son yapımı The Killing of a Sacred Deer, adında ve senaryosunda mitolojik esintiler taşıyor.

Flmde, kazara birinin ölümüne neden olduğundan şüphelendiğimiz başarılı ve yakışıklı cerrah Steven Murphy (Colin Farrell), bedelini eşinin (Nicole Kidman) ve çocuklarının “fedakarlık” yaparak ödeyeceği olaylara bulaşmış gibi görünüyor.

IMDB Puanı: 7.8

14- 21 Grams (2003)

21 grams

Bu, iyi niyetli fakat kusurlu üç kişinin hikayesidir: Paul Rivers, İngiliz bir göçmenle sevgisiz evlilik geçiren, sıkıntılı bir matematikçidir. Bir üst-orta sınıf banliyö ev hanımı olan Christina Peck, iki genç kızı olan, mutlu evli biriyle evli ve gizli geçmişini gizleyerek yaşayan bir kadındır. Ve eski bir mahkum olan Jack Jordan, Hıristiyan inancındaki yasalara uyan bir hayat yaşama ve bir aileyi olma gücünü keşfeden bir adamdır. Hayatlarını değiştirecek korkunç bir kaza ile bir araya geleceklerinden habersizlerdir. Son durumda, üç karakter de sevgi, inanç, cesaret, arzu ve suçluluk konusunda sert gerçeği öğrenecekleri, şimdiki dünyalarını telafi edilemez biçimde sonsuza kadar etkileyecekleri bir yolculuğa çıkar.

IMDB Puanı: 7.7

15- The Machinist (2004)

the machinist

American Psyhco‘dan sonra Christian Bale‘i yine müthiş bir dönüşümünde izlediğimiz karakter Trevor Reznik, uykusuzluk çeken ve bir yıldan fazladır uyku uyuyamayan bir torna tezgahı operatörüdür. Yavaş yavaş, tuhaf şeylerin işyerinde ve evde başlamasıyla aklından kuşku duymaya başlar. Hiç kimsenin var olduğunu düşünmeyen Trevor, kendi saçma rüyalar ve buzdolabındaki çözülmeyen bir post-it akışının ortasında bulur. Kendisine neyin bu kadar gizemli şeyler yarattığını araştırmaya çalışan Trevor bu süreçte çılgınlığını iki kadına püskürtür.

IMDB Puanı: 7.7

16- Get Out (2017)

get out
Get Out

Çekingen genç bir Afrikalı-Amerikalı yetenekli fotoğrafçı olan Chris Washington ve beyaz kız arkadaşı Rose Armitage, Pontaco Gölü’nde bir hafta sonu için kızlarının sevgilisinin siyahi olduğunun farkında bile olmayan ailesiyle buluşmaya hazırlanmaktadır. Sonuçta, birlikte beş ay geçirdiği sevgilisinin, hipnoz konusunda uzmanlaşmış bir psikiyatr olan annesi Bayan Armitage ve nöroşirürjist babası Bay Armitage ile görüşmesinden daha iyi ne olabilir?

Chris, Rose’un ormandaki tenha mülklerine geldiklerinde görkemli gizlilik içinde siyahi görevlilerle çevrili bir evde yaşadıklarını görür. Güleryüzlü nazik bir ortam, ayırt edilemez ve oldukça anlaşılamaz bir tehdide yol açtığından yavaş yavaş korku ile birleşince, gergin ruh hali, ailenin sakin cephesini hızla rahatsız edecektir. Armitage’lar neyi saklamaktadır ve dahası neden bodruma giden kapalı ve kilitli bir kapı vardır? Get Out yılın en iyi filmlerinden.

IMDB Puanı: 7.7

17- Lost Highway (1997)

lost highway
Lost Highway

Fred Madison, evinin iç mekanını gösteren bir video kaset bulduğu zaman, birinin içeri girdiğine ikna olur. Karısının öldürüldüğünü gösteren başka bir video kaset bulduğu zaman ise işler gerçekten karmaşıklaşır ve eşi gerçekten öldürüldüğü için polis onu tutuklar. Sonra hapishaneden çıkınca ve bir garajda çalışan genç bir adamın hayatını izlemeye başlarız. David Lynch‘in unutulmaz eserinden bir beyin yakma ayini…

IMDB Puanı: 7.6

18- The Wave (2008)

the wave

Lise öğretmeni Rainer Wegner öğrenciler için popüler olabilir, ancak alışılmadık bir davranışa sahiptir. Okulun proje haftası için otokrasiyi öğretmek zorunda kalır.  Öğrencileri kendi kendini yönetme ihtimaline daha fazla yatırım yapmaya zorlar ve zamanla sınıf projesinin kendi gücü ortaya çıkar ve ürkütücü biçimde Almanya’nın geçmişine benzemektedir. Wegner ve sınıfı dehşet kendisini tekrarlamaya başlamadan önce neler olduğunu fark edebilecek midir?

IMDB Puanı: 7.6

19- The Skin I Live In (2011)

the skin i live in

Araba kazasında yanarak ölen eşine onuruna, bilim adamı Dr. Robert Ledgard, yanıklara, kesilere veya herhangi bir hasara dayanabilecek mükemmel cildi sentezlemeye çalışır. Kusursuz hastasında bu cildi mükemmelleştirmeye yaklaştıkça bilim dünyasını şüphe uyandıracak geçmişinin ortaya çıkışı, hastasının unutmak istediği trajik olaylarla nasıl yakından bağlantılı olduğunu gösterecektir.

IMDB Puanı: 7.6

20- Frenzy (1972)

frenzy

Hithcock‘un beyin yakmayan hiçbir filmi olmadığı gibi 1972 Frenzy de onlardan nasibini almış, gerilimi had safhada karmaşık bir gizem filmi. Covent Garden’da toptan meyve tüccarı olarak çalışan Bob Rusk, kadınları kravatla boğan iri bir seri katildir. Kurbanlarından biri, en yakın arkadaşı Richard Blaney’nin eski karısı olan Brenda Blaney’dir. Endişeli katil Rusk, olayın açığa çıkmasından korktuğu için Blaney’in kız arkadaşını olan barmeni öldürür ve Blaney tutuklanır. Hapishaneden kaçan Blaney, Rusk’ın evine intikam için geri gelir. En gizemli filmler listesinde çok net top 5’te yer alacak bir yapım.

IMDB Puanı: 7.5

21- The Devil’s Advocate (1997)

the devils advocate

Şimdiye kadar asla bir davayı kaybetmemiş, acımasız genç bir Florida avukatı olan Kevin Lomax (Keanu Reeves), dünyanın en güçlü hukuk firması tarafından işe alınır. Annesinin uyarılarına rağmen, teklifi ve beraberinde gelen parayı da kabul eder. Ancak yakında karısı evde şeytani güçler hissetmeye başlar. Bununla birlikte, Kevin yeni işine katlanmaya çalışırken karısına da daha az vakit ayırmaya başlar. Patronu ve danışmanı John Milton (Al Pacino), her problemin üstesinden nasıl geleceğini bilir ve sadece Kevin’i korkutuyor gibi görünür. Kibir en sevilen günah mıdır? Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’in aynı isimli kitabından uyarlanmıştır. Bu arada Charlize Theron‘un da kariyerinin başlarındaki en iyi performanslarından biridir.

IMDB Puanı: 7.5

22- Heavenly Creatures (1994)

heavenly creatures
(Miramax/Photofest)

Peter Jackson‘ın fantastik çizgisinden çıkarak bambaşka bir tarzda yönetmenliğini konuşturduğu yapıtlarından biri Heavenly Creatures. Pauline Parker (Melanie Lynskey) ve Juliet Hulme (Kate Winslet) 1950’lerde okulda tanışırlar. Anında en iyi arkadaş olurlar ve “fourth world” adını verdikleri hayali dünyada her dakikalarını birlikte geçirmeye başlarlar. İki kız, kendi ailelerinden gittikçe uzaklaştıkça, diğer çocuklardan farklı olduklarını anlarlar ve sonsuza kadar birlikte olmak için her şeyi yapmaya hazırlanırlar. İki aile, ahlaki açıdan bakıldığında kızların dostluğu hakkında endişe duymaya başlar. Genel ahlak kimin ahlakı? Bu arada filmin hikayesi gerçek ve Yeni Zelanda’da yaşanmıştır. Finaliyle beyin yakma garantisi vardır.

IMDB Puanı: 7.4

23- Dogtooth (2009)

dogtooth

Üç genç, babaları tarafından çok iyi izole edilmiş bir mülkte adeta başka bir gezegende sınırlanmış bir hayat yaşamaktadır. Üç kardeş günlerini, yepyeni kelimeler öğreten sonsuz ev yapımı direktifleri dinlemek için harcamaktadır. Aile evinin ötesinde bir kelimeye anında yeni bir anlam atanır. Dolayısıyla ‘deniz’ büyük bir koltuk anlamına gelir ve ‘zombi’ küçük sarı çiçeklerdir. İtaatsizliğinden ötürü dışlandığını iddia edilen bir kardeşi icat ettikten sonra, über kontrolcüanne-babalar, yavrularını teslim olmak için terörize ederler.  Bu zorlu davranışlarından bıkmış olan Christina, iç dengeyi bozmaya karar verir. Yunan yeni dalgasının en iyi yönetmenlerinden Yorgos Lanthimos‘un tarzıyla tanışacağınız muhteşem bir eser.

IMDB Puanı: 7.3

24- Now You See Me (2013)

Now-You-See-Me

Dört sihirbazın her biri gizemli bir çağrıyı gizemli bir adrese gidecek şekilde sırlar içinde cevaplarlar. Bir yıl sonra, görünüşe göre gerçekten soyulan bir bankayla Las Vegas şovlarını doruk noktasına toplayan Four Horsemen, şimdiki zamanın sahne illüzyoncularıdır. Bu, FBI ajanı Dylan Rhodes‘un ve Interpol’den Alma Dray‘nin, epey ilgisini çeker. Bununla birlikte, bu gizem, profesyonel illüzyon pozlama uzmanı Thaddeus Bradley‘in içgörüleriyle bile çözmesi imkansız bir hal alır. Bu bulmacalarla, yanılsamalarla, karanlık sırlarla dolu gibi görünen şeyin aslında hiçbir şey olmadığı düşünülen bir garip bir olaydır. İlgili kişilere göreyse bu bulmaca büyük bir gerçektir: daha yakından bakarsanız, göreceksiniz.

IMDB Puanı: 7.3

25- Split (2016)

split

Bir alışveriş merkezinde bir doğum günü partisinden sonra, gençler Casey Cooke, Claire Benoit ve Marcia bir adam tarafından kaçırılır. Sonrasında adamın çeşitli kişiliklere sahip DKB (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu) yaşadığını öğrenirler. Psikolog Dr. Karen Fletcher adamın kişiliğinin farkındadır ancak üç kızı kaçıran kişi olduğundan şüphelenmez. Çocukluktan beri John Amca tarafından istismar edilen Casey, adamın en zayıf kişiliğini manipüle etmeye çalışır ancak sorun şu ki, güçlü Canavar gelmektedir.

IMDB Puanı: 7.3

26- Lord of the Flies (1963)

lord of the flies

Peter Brook‘un yönetmen koltuğunda olduğu filmde bir grup çocuk, bir uçak kazasından sonra bir adada yalnız bırakılır. Kendilerine bakmak zorunda kaldıkları için henüz hazır olmasalar bile yetişkinlerin sorumluluklarını da üstlenmek zorunda kalırlar. Kaçınılmaz olarak, iki grup oluşur: bir grup (Ralph önderliğinde) sığınma evleri inşa etmek ve yiyecek toplamak isterken, Jack’in grubu eğlenmek ve avlanmak ister; medeniyet ve vahşet arasındaki farkı yanan gözlerinizle izleyeceksiniz. Filmin aynı adlı Nobel Ödüllü romandan uyarlama olduğunu da belirtelim. Piggy’nin askerleriyiz! Bir tık daha şok edici olsun diyorsanız ve konuya doymadıysanız “battle royale“e de bakmanızda fayda var.

IMDB Puanı: 7.0

27- Raw (2016)

raw

Justine, birinci sınıfta olan bir veterinerlik fakültesi öğrencisidir. Üst dönemdeki kızkardeşi ile aynı üniversitede okumaktadır. Sıkı bir vejeteryan yetiştirilen Justine, okuldaki ritüellerin bir parçası olarak et yemeye zorlanır. Başlangıçta bunun olumsuz etkileri vardır, ancak kısa sürede ete özlem beslemeye başlar… özellikle de insan etine.

IMDB Puanı: 7.0

28- Exam (2009)

exam

Yakın bir gelecekte geçen filmde sekiz aday, ismini gizleyen bir CEO’ya sahip bir bir ecza şirketinin asistan pozisyonu için nihai aşamaya gelmiştir. Bir odaya kilitlenirler ve müfettiş, onlara yalnızca bir soruyu cevaplamak için seksen dakika ayırdıklarını söyler. Adam, kanunların olmadığı bu alanda sadece izlenecek üç kural olduğunu, aksi halde diskalifiye olacaklarını açıklar: kendisine ya da silahlı muhafıza karşı direkt konuşmamaları; sınav kağıdını bozmamaları; ve odadan çıkmamaları gerekir.

Kronometreyi başlatıyor ve odadan çıkar. Ardından adaylar yalnızca tek bir sorunun yazdığı boş bir kağıt parçası bulduklarını keşfederler. Bir kadın kağıda yazmaya başlar ve kağıdı bozduğu için odadan çıkarılır. Diğer adaylar, birbirleriyle konuşmalarına izin verildiğini ve sorunun keşfedilmesi için ekip çalışmasına ihtiyaç duyduklarını düşünürler. Zaman dolduğunda gerginlik artar.

IMDB Puanı: 6.9

29- Enemy (2013)

enemy

Adam Bell, Toronto Üniversitesi’nde Tarih Profesörüdür. Oldukça kasvetli bir adam olan Adam, birlikte yaşadığı kız arkadaşı Mary ile rutin bir ilişki içine sıkışmıştır. Kiralık bir film seyrederken, kendisine benzeyen bir aktörle karşılaşır. Kendini, saplantılı bir şekilde bu adamı bulmaya adar. Aktörün yasal adı Anthony Claire olan Daniel Saint Claire olduğunu öğrenir. Claire, Toronto merkezli bir aktördür ve şu anda birkaç aylık hamile olan Helen adlı bir kadınla evlidir. Adam daha sonra Claire ile görüşmesini takıntı haline getirir ve olaylar beklenmedir bir hal almaya başlar. Enemy’nin beyin yakan sürpriz sonuyla ilgili sorularınız olursa hiç çekinmeden yorum bırakınız.

IMDB Puanı: 6.9

30- Stoker (2013)

stoker

India Stoker (Mia Wasikowska) trajik bir trafik kazasında babası ve en yakın arkadaşı Richard’ı (Dermot Mulroney) kaybetmiştir. Ağaçlar içindeki aile mülkünün yalnızlığı, sakin kasabanın bozulan huzuru ve ev hayatındaki söylenmemiş kasvetlilik aniden bu esrarengiz kazayla değil, aynı zamanda asla görmediği Charlie Amca’nın (Matthew Goode) aniden gelişiyle de gerçekleşir.

Charlie, kızın duygusal olarak kararsız annesi Evie (Nicole Kidman) ile birlikte dolaşmaya başladığında India, babasının ölümünün boşluğunun nihayetinde en yakın akrabası tarafından doldurulduğunu düşünür. India, gelişinden kısa bir süre sonra, bu gizemli, büyüleyici insanın gizli sebeplerinden şüphelenmeye başlar. Yine de öfke ya da korku hissetmek yerine, bu dostça olmayan genç kadın onunla giderek daha da yakınlaşır.

IMDB Puanı: 6.8

31- Antichrist (2009)

Antichrist

Bir çift cinsel birleşme esnasındayken, diğer odadaki pencerelerinden oğulları düşerek hayatını kaybeder. Annenin suçluluk duygusuyla karışık üzüntüsü onu hastanelik yapar, ancak terapist kocası kendisini depresyonunu tedavi etmek için eve getirir. Korkularıyla yüzleşmek için, ormandaki uzak, “Cennet” adını verdikleri kabinlerinde (“Eden”) kalmaya giderler. Bir önsöz ve son sözü ile dört bölümde anlatılan film, adamın ve kadının doğanın dışındaki ve içerisindeki daha koyu renkli yanını açmasıyla şehvet ve zulüm eylemlerini ayrıntılarıyla anlatıyor. Lars von Trier‘in bu ölümsüz eserinin başrollerinde Willem Dafoe ve sorunlu rollerin kadını ve yukarda da filmden “tarlam yandı oturuşu”yla gördüğünüz Charlotte Gainsbourg var.

IMDB Puanı: 6.6

32- The Neon Demon (2016)

the neon demon

On altı yaşında, ünlü olmayı bekleyen model Jesse, Los Angeles’a varır ve başarılı bir model olmanın hayallerini kırar. Ünlü olmayı bekleyen fotoğrafçı Dean, portföyü için Jesse’nin fotoğraflarını çeker. Jesse, sonrasında lezbiyen makyaj sanatçısı Ruby ve kıskanç modeller Gigi ve Sarah ile bir partide karşılaşır. Bu arada ajans Jesse’yi farklı kılan “şey” ile güzel görür ve profesyonel fotoğrafçı Jack’e gönderir. Jesse endüstrinin dikkatini çeker ve başarılı bir kariyere başlamak üzere ilk adımlarını atar. Fakat Ruby, Gigi ve Sarah Jesse’deki “şey”i elde etmek için her şeyi yapmaya hazırlardır.

IMDB Puanı: 6.2

33- The Belko Experiment (2016)

the belko experiment

Sırlarla dolu bir sosyal deneyde, seksen Amerikalı Kolombiya’nın Bogota kentindeki yüksek bir ofise kilitlenir ve şirketin interkom sisteminden gelen bilinmeyen bir sesle ölümcül bir öldürme oyununa katılmak ya da öldürülmek üzere emirleri yerine getirmeye başlarlar.

IMDB Puanı: 6.1

Beyin Yakan Gizem Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- Teorema (1968)

teorema

Pier Paolo Pasolini‘nin beyin yakan draması Teorema‘da, delikanlının biri bir aileyi ziyarete çıkagelir. Ayrılmadan birkaç gün önce sırasıyla evin hizmetçisini, oğlunu, anneyi, kız kardeşini ve en sonunda evin babasını baştan çıkartır. Adam gittikten sonra kimse hayatına önceden olduğu gibi devam edemez. Bu geçip giden yabancı kimdir? Yoksa Tanrı mıdır? 1968 yılında Venedik Film Festivali‘nde Laure Betti‘ye en iyi kadın oyuncu ödülü getiren film aynı zamanda birçok göndermelerle doludur. Siyah beyaz seyretmekte olan yapısı, delikanlının gelişiyle birlikte renkli bir hal alır. Birazcık “Killing of A Sacred Deer” havası alacağınız olayları çözmek ise siz sevgili seyircilere düşer.

IMDB Puanı: 7.3

2- The Gift (2015)

the gift

Simon ve Robyn, evlilik öncesi telaşın içindeki bir çifttir. Hayatı, Simon’un lisedeki bir tanıdığı ile karşılaşması sonrası dünyaları korkunç bi hal almaya başlar. Simon ilk başta Gordo’yu tanımaz ancak davet edilmemiş bir dizi karşılaşma ve gizemli hediyelerle rahatsızlık vermeye başladıktan sonra, 20 yılı aşkın bir süredir geçmişte kalan dehşet verici bir sır ortaya çıkar. Robin, Simon ile Gordo arasındaki rahatsız edici gerçeği öğrenirken, şu soruyu sormaya başlar: bize en yakın insanları aslında ne kadar iyi tanıyoruz?

IMDB Puanı: 7.1

3- The Number 23 (2007)

number 23

Walter (Jim Carrey) hayatına benzeyen gizemli kırmızı bir kitap bulur; beklenmedik şekillerde, her zaman 23’e geri dönen numara kalıplarıyla saplantılı olması, başkalarının hayatlarını yaşadığı şeyleri korkutmasına neden olur. Hikaye devam ettikçe ne bulacaktır? Veya hiçbir şey bulamayacak mıdır? Bulduğu şey yüzünden hayatıyla veya aklı ile kumar oynuyor olabilir.

IMDB Puanı: 6.4

Beyin Yakan Komedi Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- The Discreet Charm of the Bourgeoisie (1972)

Le charme discret de la bourgeoisie

O kadar sürreal yapımdan bahsetmişken bu işin piri Luis Bunuel‘den bahsetmeden olmaz. “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği“nde ortada doğru düzgün bir konu yok aslında. Tüm olay, altı saygın üst sınıf üyesi etrafında toplanan ve birlikte yemek yeme girişimlerini aralıksız olarak baltalayan karmakarışık, rüya gibi plansız sürreal olaylar zincirinden ibaret aslında. Jean-Luc Godard’ın Weekend’iyle birlikte bu listede yer alan ve burjuvazinin değerleriyle başarılı bir biçimde dalga geçen filmlerden biri daha. Film aynı zamanda aynı yıl en iyi yabancı film dalında Oscar ödülü de almıştır.

IMDB Puanı: 8.0

2- Weekend (1967)

weekend

Jean-Luc Godard‘ın 1967 yapımı sürreal şaheseri Weekend‘de burjuvazi değerlerini yakıp geçen bir senaryo ve oyunculuk izliyoruz. Günlerden cumartesidir ve Roland ve Corinne Durand, Corinne’in ölmekte olan babasını ziyaret etmek için şehirden Oinville’e doğru yola çıkarlar. Zaten adamı öldürmek ve mirasına konabilmek için onu birkaç yıldır sistematik olarak zehirlemektedirler.

Hafta sonu öleceğine inandıkları adamın yanında olmayı, kadının annesinin vasiyete ve mirasa herhangi bir müdahalede bulunmasını engellemek istedikleri için de istemektedirler bir an önce. Fakat Corinne’ın bilmediği bir şey daha vardır. Roland’ın metresi vardır ve karısı Corinne’yi öldürmeyi planlamaktadır ki metresiyle mirası paylaşabilsin. Yolculuklarının gidişatı boyunca neler olacağını umursamazlar ve garip olaylar silsilesi onları bekler.

 IMDB Puanı: 7.3

3- Filth (2013)

filth

Kafası kırık bir polis olan Bruce Robertson (James McAvoy), bir terfi için hazırlandığından istediği şeyi elde etmek için her şeyi yapmaya hazır bir karaktere sahiptir. Bruce, acımasız bir cinayeti çözmek ve Ray Lennox (Jamie Bell) gibi meslektaşlarının istekleri doğrultusunda tüm tehditkar yıkımları sağlamaya hazırlanmaktadır. Meslektaşları karılarını çalmak ve sırlarını açığa vurmak suretiyle birbirlerine karşı savaşırken Bruce, artık kontrol edemediği bir hilekarlık aleminde kendini kaybetmeye başlar. Geçmişi yavaş yavaş ona yetişmektedir ve kayıp bir eş, sakat bir uyuşturucu alışkanlığı ve şüpheli iş arkadaşlarından dolayı aklından rahatsızlık duymaya başlar. Asıl soru şu ki, pislikten kendisini kurtaracak kadar uzun süre tutunabilecek midir?

IMDB Puanı: 7.1

Beyin Yakan Korku Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- Psycho (1960)

Psycho Norman Bates
Hitchcock‘un 1960’da çektiği başyapıtta, fakir Phoenix’li ofis çalışanı Marion Crane, sevdiği adamla evlenebilmek için işvereninden büyük miktarda para çalıp kaçar. Kendini baskı altında hissettiği sırada soluğu bir motelde (the Bates Motel) almaya karar verir. Ancak moteldeki tek gecesinde, bu moteli seçmenin bir hata olduğunu öğrenir; çünkü genç işletmeci ve depresyondaki müdür Norman Bates annesinin çok fena etkisi altındadır. Spoiler vermemek için %50’mizi evde zor tuttuğumuz sayko kilır’ın sonunda yanan beyninizde omlet yapmaya hazır mısınız? Bu arada filmi Gus Van Sant seneler sonra tekrardan beyazperdeye uyarladı ama siz yine de önce orijinalini izleyin.
IMDB Puanı: 8.5

2- Rosemary’s Baby (1968)

rosemarys baby

Roman Polanski‘nin sonrasında birçok korku ve gerilim filmine ilham kaynağı olacak şaheseri Rosemary’s Baby‘de, kocası Guy ile Manhattan’da ürpertici bir eve taşınan, Rosemary Woodhouse kendisinde tuhaf, hoş olmayan şeyler gözlemlemeye başlar. Yaşlı ve ilginç komşuları Roman ve Minnie Castevet‘in vesayeti altındaki kişi intihar ettikten sonra kocası Guy, komşularına bayılmaya başlar. Sonra Rosemary hamile kalır. Rosemary’e bakmakta olan Minnie, hamilelik için kendisine tuhaf bir karışım yapmaya başlar ve Rosemary kendini hiç iyi hissetmez. Filmin sloganında da söylendiği gibi, tek çözüm, Rosemary’nin bebeği için dua etmektir.

IMDB Puanı: 8.0

3- Freaks (1932)

freaks

Tod Browning‘in kamerasını gerçekten toplumdan dışlanan, “ucube” olarak nitelendirilen insanlara çevirdiği, zamanında seyircilerin sinemayı terketmesine neden olmuş ve beyinlerin pekmezini falan hep akıtmış bir film. Adı üstünde “freaks” yani “ucubeler“. Filmde bir trapez sanatçısı olan Kleopatra, yine sirkte çalışan ve aynı zamanda cüce olan arkadaşı Hans’a, aslında Hans’a miras kalacak paraya ilgi duyuyor ve başka bir sirk sanatçısı Hercules’le olan ilişkisini sürdürüyor. Hans’ın nişanlısı kendisini kullanıldığı yönünde ikna etmek için elinden gelenin en iyisini yapıyor. Düğün partisinde, sarhoşluğun verdiği azizlikle Kleopatra, ucubeler hakkındaki düşüncelerini açıklıyor ve ucubeler birlikte plan yapıp, Kleopatra’yı da kendilerinden biri yapmaya karar veriyorlar.

IMDB Puanı: 7.9

4- Un Chien Andalou (1929)

un chein andalou

Ünlü dadaist ve sürrealistlerden Salvador Dalí ve Luis Buñuel‘den gerçeküstü kısa bir masal: “Bir Endülüs Köpeği“. Bir kadının gözünün kesilmesi ve bir piyanonun üstünden çekilmekte olan ölü at gibi çarpıcı, gerçeküstü ve herkesin kaldıramayacağı kötü rüya benzeri görüntüler sunuyor. Derin imalar çıkarmaktan hiçliğe kadar uzanan yorumlara açık gizemli bir film. Her şey anlamsız ve hiçbir şey anlamsız değil gözüyle izleyebilirsiniz. Bu kısa ama beyin yakan gelmiş geçmiş en sürrealist (17 dakikalık) filmin günümüz sinemasında da hala yeni bir şeyler sunduğu kesin. Film bittikten sonra elinizde karıncalar kaynaşacak dikkat.

IMDB Puanı: 7.8

5- Repulsion (1965)

repulsion

Repulsion (Tiksinti), Catherine Deneuve‘ün henüz yirmi yaşındayken İngilizce’yi taze sindirdiği Roman Polanski yönetmenliğindeki deli çukuru. Londra’da Belçika göçmeni bir kız olan Carol (Deneuve), bir güzellik salonunda manikürcü olarak çalmaktadır. Öğle yemeğine çıkarken iyi görünümlü bir genç olan Colin tarafından farkedilir ve akşam yemeğine davet edilir. Carol’ın aynı evi paylaştığı kızkardeşinin, evli sevgilisi Michael, Carol’ın içindeki, Colin’e bile açıklayamadığı erkek düşmanlığını çıkartır. Michael Helen’i yurtdışında bir tatile götürür. Evde yalnız bırakıldığında, Carol’ın katalepsi ve halüsinasyon anları artar ve delilik haline gelir.

IMDB Puanı: 7.8

6- Hour of the Wolf (1968)

hour of the wolf

İskandinav sinemasının usta yönetmeni Ingmar Bergman, “kurdun saati” Vargtimmen‘de, dünyanın en iyi görüntü yönetmenlerinden ve aynı zamanda kendisinin demirbaşlarından biri olan Oscar ödüllü Sven Nykvist ile yine büyüleyici bir iş çıkartır. Doğum ve ölümün en çok yaşandığı saat anlamına gelen “Hour of Wolf“ta, bir İskandinav sahilinde, genç ve hamile karısıyla vakit geçirmekte olan bir adamın, bastırılmış duygularının ortaya çıkmasıyla nasıl duygusal çöküşe uğradığını çok iyi izliyoruz. Bergman’ın çok bilinen filmlerinden başka lezzetler arayanlar için ideal. Persona’dan sonra “O neydi kız?” demek için çok daha ideal bir film.

IMDB Puanı: 7.7

7- Saw (2004)

the saw

Bilinmeyen bir odada gizli kameralar altında uyanan iki adam, kendilerini ölü bir bedenle tek bir odaya sıkışmış halde bulurlar. Odaya bilmecelerle dolu araçlar verilmeye başlar. Bunu kimin yapmış olabiliceğini merak eden ikili: Jigsaw katili ile karşı karşıyadır. Soru sadece kim değil, neden seri katilin bu odada bu iki erkeği baş başa bıraktığıdır. Adam ve Gordon gizli sırları gizlemek için dışarı çıkmak ya da ölmek için birlikte çalışmak zorundadırlar… Jigsaw oyununda hayatta kalabilecekler midir? Kendi adıyla efsane bir seri haline gelen film silsilesinin başlangıcına gidiyoruz.

IMDB Puanı: 7.7

8- Angst (1983)

angst

Almanca “korku, endişe, kaygı” gibi anlamlara gelen ve yönetmenlik koltuğunda Gerald Kargl‘ı gördüğümüz Angst‘ta, yaşlı bir kadını öldürdüğü için on yıl yattıktan sonra cezaevinden çıkan ve tekrar kademeli deliren bir adamın hikayesine şahit oluyoruz. Kahramanımız çıkar çıkmaz Dexter gibi tekrar öldürme zorunluluğunu hızla hissetmeye başlar. Bir taksi şoförünü öldürme teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra, kaçarak kırsal bir eve gelir; burada genç bir kadın, hasta annesi ve özürlü kardeşiyle yaşayan üç kişiyi keşfeder.

Ardından, katilimizin ev ahalisini rehin tutuşuyla başlayan sadist zevklerinin yükseliş serüvenine şahit oluruz. Midesi ve beyni kaldıramayacak olanları şimdiden uyaralım. Filmin aynı zamanda tuhaf yönetmen Gaspar Noe‘nun esin kaynakları arasında olduğunu da belirtmeden geçmeyelim (Irreversible‘daki tecavüz sahneleri çok benzer). Müzikler ise Klaus Schulze‘ye ait. Gaspar Noe, Gerald Kargl’dan esinlenmiş demişken, Gerald da aslında Werner Kniesek adlı gerçek bir seri katilin hikayesinden esinlenerek çekmiş filmi.

IMDB Puanı: 7.5

9- Jacob’s Ladder (1990)

jacobs-ladder

Beyin yakan filmler listemizin ilkinde de bahsettiğimiz Jacob’s Ladder‘da 06 Eylül 1971’de Vietnam’da, Amerikalı asker Jacob Singer, müfrezesine yapılan bir saldırıda bir bayonet ile yaralanmıştır. Postanede fazla mesai yaptıktan sonra gece eve giderken New York metrosunda uyanır. Sarah’dan ayrılmıştır; meslektaşı ve sevgilisi Jezebel ile birlikte Brooklyn’de küçük bir evde yaşamaktadır. Jacob, bir yandan da kendini sorumlu hissettiği bir kazada hayatını kaybeden küçük oğlu Gabe’yi özlemektedir. Sonraki günlerde, Jacob canavarlar tarafından kovalanır (kovalandığını mı sanır yoksa?) ve birtakım komploları kendisine karşı bulurken, hayatının farklı anlarında garip vizyonlarda gidip gelir. Neler olmaktadır?

IMDB Puanı: 7.5

10- Possession (1981)

possession

Andrzej Zulawski‘nin gerçekten hem beyin hem de bütün uzuvlarınızı yakan filmi Possesion’da midesi hafiflere yer yok. Bu filmden sonra Raw‘u da izlemenizi öneririz. Possesion‘da genç bir kadın, bilinmeyen bir nedenden dolayı ailesini terk eder. Gerçeğin peşine düşmeye yemin içen kocası, karısını izlemeye başlar. İlk olarak aldatıldığından şüphe eder ancak olaylar geliştikçe durumun basit bir aşk saplantısından daha fazlası olduğu gerçeğiyle baş başa kalır. Filmde, başrol oyuncusu Isabelle Adjani‘nin 7 dakikalık kesintisiz bir delirme ve ele geçirilme sahnesi vardır ki aklınızdan kolay kolay çıkmaz. Bu arada Antichrist’te benzer bir performans sergileyen Charlotte Gainsbourg‘un Adjani’den etkilendiğini de söylesek yalan olmaz herhalde.

IMDB Puanı: 7.4

11- Dead Ringers (1988)

dead ringers

İkiz kardeşler Beverly ve Elliot Mantle‘ın hayatta paylaştıkları çok şey vardır. Genç yaştan itibaren aynı ilgi alanlarına sahip kardeşler şimdi de yetişkin olarak, kadın kısırlığı konusunda uzmanlaşmış birer kadın doğum uzmanlarıdır. Günün birinde Claire Niveau ile tanışırlar. Kadın yalnızca Beverly’i tanıdığını sanır ve kişilikteki farklılıkları açıklayamaz. Bir arkadaşı kadına onların ikiz olduklarından bahsedince bulmacanın parçaları yere düşmeye başlar. Elliot için, Claire sadece bir oyuncaktır ama Beverly onun için gerçek duygular besler ve işler trajediye yol açan bir sarmal başlatır. Bu arada David Cronenberg ‘in filmdeki ikizlerin ikisini de Jeremy Irons canlandırmaktadır. Bu performansı sevenler Orphan Black de sever.

IMDB Puanı: 7.3

12- Jigsaw (2017)

jigsaw

Her biri çok korkunç bir ölümle karşılaşan insanlarla alakalı Jigsaw soruşturması devam ederken, kanıtlar bir şüpheliye işaret ediyor: John Kramer, Jigsaw olarak bilinen ve on yıldır ölü olan adam.

IMDB Puanı: 6.1

Beyin Yakan Suç Filmleri – IMDB Puanına Göre Sıralı

1- Se7en (1995)

se7en

İsimsiz bir şehirde geçen Se7en, David Fincher‘ın biyografisini detaylı bir şekilde ele aldığımız yazımızda da bahsettiğimiz gibi, kurbanlarını yedi ölümcül günah doğrultusunda seçen sadist bir seri katilin (Kevin Spacey) peşine düşen iki cinayet dedektifinin hikayesini ele alıyor. Dedektif David Mills rolünde izlediğimiz Brad Pitt, usta Dedektif William Somerset (Morgan Freeman) ile ortak olan umutlu ve naif çaylak dedektif olarak karşımıza çıkıyor. Katilin her seferinde işlediği korkunç cinayetlere birer birer şahit olarak usulca peşine düşerler ve olaylar bekledikleri şekilde gelişmez. Soru şu: o kutuda ne vardı cidden?

IMDB Puanı: 8.6

2- The Usual Suspects (1995)

usual suspects

New York’ta bir kamyon kaçırma olayını takiben, beş mahkum tutuklanıp sorgulanmak üzere bir araya getiriliyor. Hiçbiri suçlu olmadığı için polise karşı intikam operasyonu planlıyorlar. Operasyon iyi gidiyor, fakat operasyonda efsanevi bir suçlu olan Keyser Söze‘nin etkisi hissediliyor. Her birinin Söze’ye bir noktada haksızlık yaptığı ve şimdi geri ödemesi gerektiği açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Geri ödeme işi, bir tekne patlamasında 27 kişinin ölümüne yol açılmasından dolayı. Ancak asıl soru o sırada ortaya çıkıyor: Kim aslında Keyser Söze?

IMDB Puanı: 8.6

3- M (1931)

M

Biri bir Alman kasabasında çocukları öldürüyor. Polis, davayı çözmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Birkaç ay sonra, birkaç cinayet ve yorucu bir çalışma sonrasında yine bir ipucu bulamıyorlar. Katili bulmaya yönelik yöntemleri yerel suç topluluğunu olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle, yerel organize suç örgütü katili bulmak ve cezalandırmak için kendi çözümlerini üretiyor. Ufak tefek cinayetler izleyeceğinize Fritz Lang‘ın müthiş eserini izleyin de en iyi gizem filmi neymiş görün. Bu arada bundan yaklaşık 80 yıl öncesinde çekildiği göz önünde bulundurulursa, saygı duymamak elde değil. Faşizm habercisi olma özelliği taşır aynı zamanda. Her açıdan beyniniz yanacak. Katilin ıslığına dikkat.

IMDB Puanı: 8.4

4- Reservoir Dogs (1992)

Reservoir Dogs - 1993
Entertainment/Kobal/REX/Shutterstock

Tarantino‘nun en sevilen filmlerinden biri olan Rezervuar Köpekleri‘nde, birbirlerine yabancı olan altı suçlu, bir suç patronu Joe Cabot tarafından elmas soygunu yapmak üzere kiralanır. Başlangıçta, kendilerine çok yakın olmamaları ve bunun yerine işe konsantre olma niyetiyle hepsine renklerden isimler verilir (Mr. Pink, Mr. Brown vb.). Soygunun başarılı olacağından tamamen eminlerdir. Ancak, polis o anda ve soygun sahasında ortaya çıkınca, grup üyeleri arasında panik yaşanır ve bir tanesi de birkaç polis memuru ve siville birlikte, daha sonraki çatışmada öldürülür. Geriye kalan insanlar, önceden planlanan buluşma noktasında (bir depo) toplandıklarında, birinin gizli polis olduğundan şüphelenmeye başlarlar.

IMDB Puanı: 8.3

5- Diabolique (1955)

les diaboliques

Gizemde tavan yapan kült filmlerden biri daha: les diaboliques. Sadist bir yatılı okul müdürü karısı ve metresi, adamı öldürmek için komplo hazırlar ve küvette boğdukları bedeni okulun kirli yüzme havuzuna atarlar. Fakat beyin yakan kısım şu ki havuz boşaltıldığında ceset kaybolmuş olur ve gerilimli olaylar silsilesi bizleri bekler. Henri-Georges Clouzot‘a bir alkış da bizden.

Ayrıca rivayet odur ki bu filmle ilgili Alfred Hitchcock bir izleyicisinden şöyle bir mektup alır: “Kızım Diabolique’i seyrettikten sonra banyo yapmaz oldu, sizin filminiz Psycho’yu da seyretti üstüne, kesinlikle duşa da girmiyor. Ne yapacağım ben?” der. Hitchcock da kendisine kızını kuru temizlemeciye götürmesini söyler. Haydi buyrun sohbede. Bu arada filmin yönetmenini bilmeden izlerseniz, gerilim ve gizem unsurlarının harika kullanımı yüzünden Hitchcock sanma olasılığınız da çok yüksek. Şahane. Daha n’olsun?

IMDB Puanı: 8.1

6- Dogville (2003)

dogville

Güzel bir kaçak olan Grace (Nicole Kidman), gangsterlerden oluşan bir ekipten kaçıp izole edilmiş Dogville kasabasına gelir. Kendi kendine görevlendirilen şehir sözcüsü Tom’dan biraz teşvik alan küçük topluluk onu gizlemeyi kabul eder ve karşılığında Grace onlar için çalışmayı kabul eder. Bununla birlikte, bir arama yapıldığında, Dogville halkı, kötü “Zerafeti” barındırma riski karşılığında daha iyi bir anlaşma talep eder ve bu kasabadaki zor yol öğrenildiğinde, iyilik göreceli hale gelir Ama Grace’in tehlikeli bir sırrı vardır. Dogville, dişlerini gıcırdatacağınız bir gerilime sahip beyin yakan filmlerden biri.

IMDB Puanı: 8.0

7- Mystic River (2003)

mystic river

Dave Boyle ve iki arkadaşı Jimmy ve Sean, 1975 yazında Dave’in iki erkek tarafından kaçırıldığı ve birkaç gün boyunca cinsel istismara maruz kaldığı Boston’da kaldırımda oynamaktadırlar. Sonunda kaçıp kurtularak o günlerin travmasıyla yetişkinliğe giren Dave, Jimmy’nin kızı Katie öldürülürken birincil şüpheli haline gelir. Suçu araştırmakla görevlendirilmiş olan Sean, Katie’nin ölümünü çevreleyen koşulların ortaya çıkması nedeniyle kendisini geçmişteki iblislerle ve şu an iblislerle karşı karşıya bulur.

IMDB Puanı: 8.0

8- American Psycho (2000)

american psycho

Patrick Bateman (Christian Bale) yakışıklı, iyi eğitimli ve akıllı bir adamdır. Yirmi yedi yaşında kendi Amerikan rüyasını yaşamaktadır. Sadece kendisinin bildiği, karanlık alter egosunu tüm yakınlarından ve iş arkadaşlarından saklamaktır. Zamanla bu hedonist ve sadist duygularının daha da esiri olmaya ve karanlık dünyasında yaşamaya başlar. Bret Easton Ellis’in romanından uyarlanan filmde Christian Bale yine oyunculukta döktürmektedir.

IMDB Puanı: 7.6

9- Murder on the Orient Express (1974)

murder on the orient express

“Ne varsa eskilerde var” tezini doğrularcasına, şu an vizyonda olan versiyonunun orijinali olan Sidney Lumet çekimi Murder on the Orient Express‘te “kimin yaptığını bilmediğiniz senaryoda kim kimdir?”i çözmeye çalışacaksınız. Paul Dehn‘in zekice işlenmiş senaryosunun da adaylığının olduğu film toplamda 5 Oscar adaylığıyla birlikte Ingrid Bergman‘a en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar ödülünü de kazandırdı. Usta dedektif Hercule PoirotOrient Express‘te İstanbul’dan Fransa’ya seyahat etmektedir. İlk gecede, yan kompartımandaki bir adam öldürülür. Soruşturma başladıktan sonra dedektif Poirot, çatışan ipuçları ve potansiyel suçlulardan oluşan olaylar silsilesinin içinde kalır.

IMDB Puanı: 7.3

10- The Talented Mr. Ripley (1999)

the talented mr ripley

1950’ler. Manhattan’da bir klozet görevlisi olan Tom Ripley, bir bahçe partisinde piyano çalmak için bir Princeton ceketi ödünç alır. Tom, Princeton Üniversitesi mezunu bir çocuğun zengin babasıyla sohbet ettiğinde Tom adamın oğlunu tanıyormuş gibi davranır ve sonrasında adam tarafından bir yolculuğa çıkmak üzere ikna edilir. 1.000 dolar karşılığında İtalya’ya Dickie Greenleaf’i bulmak ve geri getirmek üzere yola çıkar.

İtalya’da lüks hayatın tadını çıkartırken, Dickie’ye ve Dickie’nin kültürlü nişanlısı Marge’a, kendini caz meraklısı zengin biri olarak tanıtarak yaklaşır ve bir yandan homoerotik hayallere de kapılmaya başlar. Yalan söylemenin yanı sıra, Tom’un yetenekleri arasında taklitçilik ve sahtecilik de vardır, bu nedenle Tom yakışıklı ve kendine güvenen Dickie, karşısında işler sarpa sarınca, Dickie’nin önceliklerini kendi öncelikleri haline getirmeye yemin eder.

IMDB Puanı: 7.3

11- Polytechnique (2009)

Polytechnique (2009)

6 Aralık 1989’da silahlı bir adam, Montréal’deki École Polytechnique‘e girer. Bu École Polytechnique, mühendislik ağırlıklı olarak kurulan, orta öğretim sonrası bir kurumdur ve burada katliamını başlatır. Film bu olay ve onun sonrasında gerçekleşen olaylar silsilesini üç kişinin perspektifinden göstermektedir. Birincisi, feminist olarak gördüğü ve mesleki hedefleri olan kadın mühendislik öğrencilerini, hayatındaki sorunlardan sorumlu tutan katilin kendisi.

Bu olay, kendinden tanımlanmış bir sonu olan yedi yıllık bir planın doruk noktasıydı. İkinci perspektif, kadın makine mühendisliği öğrencisi, daha önce o gün rüya stajı için bir röportaj yapmış, bir uzay projesi üzerinde çalışan Valerie’nin gözündendir. Görüşme süreci, kadınların işyerinde çalışabileceğine inanmayan ve hala bir aileye sahip olma arzularına sahip olan erkek görüşmecinin basmakalıp bakış açısıyla rahatsız ediciydi. Ve üçüncüsü, Valérie’nin arkadaşı ve diğer makine mühendisliği öğrencisi olan Jean-François, hedeflenen kadınlara yardım edebilmek için elinden gelen her şeyi yapan az sayıda kişiden biriydi.

IMDB Puanı: 7.3

12- Hannibal (2001)

hannibal

Yetkileri yıllarca başarıyla elden çıkarmayı başaran Hannibal, bir sanat âlimi olarak İtalya’da barış içinde hâlâ yaşamaktadır. Kötü niyetli bir FBI yetkilisinin / rakibinin yanı sıra medyanın gazabından muzdarip olan saygısız olan Ajan Clarice Starling ile bir kez daha temas kurmak için Amerika’ya döner. Bu arada Hannibal, yıllar önce bir hasta olarak temas ettiği, bozulmuş ve intikam peşinde olan bir kurbanın gelişiminden sağ çıkmalıdır. Kendisini sadece zengin kurbanı ve adamları tarafından değil, aynı zamanda Ajan Starling ve Amerika tarafından izlenirken bulur.

IMDB Puanı: 6.8

sinema

Kategori: Genel

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir